40 Ortağın
Ölümü, Mirasçıların Davası Ve %60 Ortağın İbra Sorunu
İki
ortaklı limited şirkette ortakların %60 ve %40 oranında pay sahibi olması,
şirket yönetiminde ortaya çıkan uyuşmazlıkların çözümünde tek başına
belirleyici değildir. Özellikle her iki ortağın da müdür olması hâlinde,
müdürlerin ibrası konusunda Türk Ticaret Kanunu’nun 619. maddesinde öngörülen
oy kullanma yasağı önem taşımaktadır.
TTK
m.616 uyarınca müdürlerin ibrası genel kurulun devredilemez yetkileri
arasındadır. Ancak şirket yönetimine herhangi bir şekilde katılmış kişiler,
müdürlerin ibrasına ilişkin kararlarda oy kullanamazlar. Bu nedenle yalnızca
%60 paya sahip olmak, müdürün kendi ibrasında belirleyici oy kullanabileceği
anlamına gelmez.
%40
ortak olan müdürün ölümü sonrasında payın mirasçılara geçmesi ise TTK m.596
kapsamında değerlendirilmelidir. Mirasçılar, kural olarak miras yoluyla
ortaklık payına bağlı hak ve yükümlülükleri kazanırlar. Devam eden veya yeni
açılan davalarda bu hukuki konum dikkate alınmalıdır.
Yargıtay’ın
özellikle 2025 tarihli kararlarında, TTK m.619’a aykırı kullanılan oyların
toplantı ve karar nisabının hesabında dikkate alınamayacağı; bu nedenle gerekli
nisabın oluşmaması hâlinde ibra kararının yalnızca iptal edilebilir değil, bazı
durumlarda “yok hükmünde” kabul edilebileceği yönünde istikrarlı bir yaklaşım
görülmektedir.
Sonuç
olarak uyuşmazlığın çözümünde yalnızca ortaklık oranlarına değil; müdürlük
sıfatına, kullanılan oyların hukuki geçerliliğine, karar nisabına, mirasçıların
ortaklık haklarına ve mahkeme kararının gerekçesine birlikte bakılması gerekir.
Giriş
İki ortaklı limited şirketlerde yüzde hesabı,
şirketler hukukunun bütün sorunlarını çözmeye yetmez. %60 pay sahibi olan
ortağın çoğunlukta bulunması, kendisine her konuda sınırsız karar alma yetkisi
vermez. Özellikle ortak aynı zamanda şirket müdürü ise, ortaklık sıfatı ile
müdürlük sıfatının birbirinden ayrılması gerekir.
İncelenen olayda şirketin %60 pay sahibi ortağı aynı
zamanda müdürdür. Diğer %40 pay sahibi ortak da müdür olarak görev yapmakta
iken vefat etmiş; %40 oranındaki esas sermaye payı mirasçılarına intikal
etmiştir. Daha sonra %60 pay sahibi müdürün kendi faaliyet dönemine ilişkin
ibra kararında kendi oyunu kullanması üzerine uyuşmazlık ortaya çıkmış ve
mahkeme, ibra kararının hukuka aykırılığını bu noktaya dayandırmıştır.
Bu olay, yalnızca “çoğunluk ortak kendi lehine karar
aldı mı?” sorusundan ibaret değildir. Asıl mesele, kanunen oy kullanamayacak
durumda bulunan müdürün oyunun karar nisabının hesabına dahil edilip
edilemeyeceği ve bu oy çıkarıldığında ibra kararının hukuken oluşup
oluşmadığıdır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 619. maddesi bu
konuda özel bir düzenleme getirmiştir.
1. Ortağın
Ölümü Payı Ortadan Kaldırmaz
Limited şirket ortağının ölümüyle esas sermaye payı
sona ermez. TTK'nın 596/1. maddesine göre esas sermaye payının miras yoluyla
geçmesi hâlinde, tüm hak ve borçlar genel kurulun onayına gerek olmaksızın
payı iktisap eden kişiye geçer.[1]
Dolayısıyla %40 pay sahibi ortağın ölümü, şirket
sermayesindeki %40'lık payın ortadan kalkması sonucunu doğurmaz. Pay, miras
hükümleri çerçevesinde mirasçılara geçer.
Burada ayrıca önemli bir ayrım vardır: Mirasçılar
murisin ortaklık payını miras alırlar; murisin müdürlük sıfatını miras
almazlar.
Müdürlük, miras yoluyla geçen bir malvarlığı hakkı
değil, şirketin yönetim ve temsil organına ilişkin bir görevdir.
Bu nedenle ölümden sonra şirket bakımından iki ayrı
hukuki ilişki ortaya çıkar:
- %40 esas sermaye payı bakımından mirasçılar,
- yönetim ve temsil bakımından ise şirket
sözleşmesi ve genel kurul kararları çerçevesinde görev yapan müdür veya
müdürler.
TTK m. 623 uyarınca şirketin yönetimi ve temsili şirket sözleşmesiyle düzenlenir; yönetim ve temsil müdür sıfatını taşıyan ortaklara, bütün ortaklara veya üçüncü kişilere bırakılabilir.[2]
2. İbra
Kararı Genel Kurulun Devredilemez Yetkisidir
Limited şirketlerde müdürlerin ibrasına karar verme
yetkisi genel kurula aittir. TTK m. 616/1-f, müdürlerin faaliyetlerinden dolayı
ibra edilmeleri konusunda karar verme yetkisini genel kurulun devredilemez
yetkileri arasında saymaktadır.[3]
İbra, şirket ile yönetici arasındaki sorumluluk
ilişkisi bakımından önemli sonuçlar doğuran bir genel kurul işlemidir. Bu
nedenle ibra oylamasında, ibra edilecek yöneticinin kendi menfaati ile şirket
menfaatinin karşı karşıya gelmesi söz konusudur. Kanun koyucu tam da bu menfaat
çatışmasını dikkate alarak TTK m. 619'da özel bir oy yasağı düzenlemiştir.
3. Ttk M.
619: Müdürün İbrasında Oy Yasağı
TTK m. 619/1 hükmü son derece açıktır: “Herhangi bir şekilde şirket yönetimine
katılmış bulunanlar, müdürlerin ibralarına ilişkin kararlarda oy
kullanamazlar.”[4] Burada dikkat
edilmesi gereken iki nokta bulunmaktadır.
Birincisi, kanun “yalnızca kendi ibrasında”
dememektedir.
İkincisi, “müdür” kavramıyla sınırlı bir ifade kullanmak
yerine, “herhangi bir şekilde şirket yönetimine katılmış bulunanlar”
ifadesini kullanmaktadır.
Dolayısıyla şirket yönetimine katılmış ortakların
müdürlerin ibrasına ilişkin oylamalarda oy kullanmaları yasaktır. Bu yaklaşım
öğretide de açık biçimde kabul edilmektedir.
Sevgi Bozkurt Yaşar, TTK m. 619'da düzenlenen oydan
yoksunluk hâllerinin özellikle ortak ile şirket arasında menfaat çatışması
doğabilecek durumlarda şirket iradesinin sağlıklı biçimde oluşmasını güvence
altına almayı amaçladığını belirtmektedir.[5]
Biçer ve Hamamcıoğlu da TTK m. 619/1'i, şirket
yönetimine katılanların müdürlerin ibrasına ilişkin kararlarda oy kullanamaması
şeklinde açıklamakta; müdürlerin ibrasının TTK m. 616/1-f kapsamında genel
kurulun devredilemez yetkisi olduğunu vurgulamaktadır.[6]
Bu nedenle mesele, yalnızca teknik bir oy kullanma
yasağı değildir. Amaç, ibra edilecek yöneticinin kendi sorumluluğu hakkında
şirket iradesini belirlemesini önlemektir.
4. %60 Ortak Aynı Zamanda Müdürse, %60 Oyun Tamamı İbra Oylamasında Kullanılabilir Mi?
Olayın merkezindeki hukuki sorun budur. %60 pay sahibi
kişi aynı zamanda şirket müdürüdür. Genel kurul gündeminde müdürlerin geçmiş
faaliyetleri nedeniyle ibra edilmesi bulunmaktadır.
Bu durumda %60 pay sahibinin sahip olduğu oyların, TTK
m. 619/1'deki yasak nedeniyle ibra oylamasında kullanılması mümkün değildir.
Dolayısıyla genel kurul tutanağında: %60 kabul + %40 ret = ibra edildi şeklinde görünen bir hesaplama, hukuken
doğrudan kabul edilemez.
Önce oy hakkından yoksun kişinin oyunun hesaplamadan
çıkarılması gerekir. Daha sonra TTK m. 620'deki karar nisabı
değerlendirilmelidir.
TTK m. 620/1'e göre kanunda veya şirket sözleşmesinde
aksi öngörülmedikçe genel kurul kararları, toplantıda temsil edilen oyların
salt çoğunluğu ile alınır.[7]
Buradaki “temsil edilen oylar”, hukuken kullanılabilir
oyları ifade eder. Dolayısıyla oy hakkından yoksun olan müdürün oyunun hesaba
katılması, karar nisabını yapay biçimde değiştirebilir.
5. Yargıtay Uygulamasında Önemli Değişim: İptalden Yokluğa
Bu konu bakımından Yargıtay uygulaması özellikle son
yıllarda dikkat çekici bir gelişim göstermiştir. Eski tarihli bazı kararlarda
müdürün kendi ibrasında oy kullanması, kullanılan oyun kararın sonucuna etkili
olması hâlinde iptal sebebi olarak değerlendirilmiştir.
Örneğin Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 09.05.2016
tarihli, E.2015/10644, K.2016/5228 sayılı kararında, TTK m. 619
kapsamında müdürlerin ibra oylamasında oy kullanamayacağı kabul edilmiş ve
müdürlerin kendi ve diğer müdürlerin ibrasında oy kullanmaları nedeniyle genel
kurul kararının iptaline ilişkin mahkeme kararı onanmıştır.[8]
Benzer yaklaşım, önceki dönem yargı kararlarında da
görülmektedir. Ancak 2025 yılı kararlarıyla birlikte Yargıtay 11. Hukuk
Dairesinin yaklaşımında önemli bir gelişme ortaya çıkmıştır.
6. Yargıtay
11. Hd'nin 20.01.2025 Tarihli Kararı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 20.01.2025 tarihli,
E.2024/1911, K.2025/270 sayılı kararında, limited şirket müdürlerinin kendi
ibralarında oy kullanamayacağı ve bu oylar hesaba katılmadığında gerekli karar
nisabının oluşmaması hâlinde ibra kararının yok hükmünde olduğunun tespiti
gerektiği kabul edilmiştir.[9]
Karar özellikle iki bakımdan önemlidir.
Yargıtay bir yandan genel kurul kararlarında “etki
kuralı”nı dikkate almakta; diğer yandan müdürlerin ibra oylamasında oy
hakkından yoksun olmaları nedeniyle gerekli karar nisabının oluşmadığı durumda
ibra kararını sıradan bir iptal edilebilirlik meselesi olarak görmemektedir.
Kararın ibra bakımından vardığı sonuç açıktır: Müdürler
kendi ibralarında oy kullanamayacaklarına göre gerekli karar nisabı oluşmamışsa
ibra kararı yok hükmündedir.[10]
7. 26.02.2025 Tarihli Yargıtay Kararı: E.2024/2864, K.2025/1306
Aynı yaklaşım Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 26.02.2025 tarihli, E.2024/2864, K.2025/1306 sayılı kararında da görülmektedir. Daire, oy hakkından yoksun olan müdürlerin oyları çıkarıldığında ibra kararı için gerekli nisabın oluşmaması hâlinde kararın yok hükmünde sayılması gerektiği sonucuna ulaşmıştır.[11] Bu karar, somut olay açısından özellikle önemlidir.
Çünkü hukuki tartışma artık: “Müdürün kendi ibrasında oy kullanması yasak mıdır?” sorusunu aşmıştır. Bu husus zaten TTK m. 619'da açıkça düzenlenmiştir.
Asıl tartışma: “Yasak oy kararın oluşması için
gerekli nisabın kurulmasını sağladıysa, ortaya çıkan genel kurul iradesi
hukuken mevcut mudur?” sorusudur. Yargıtay'ın 2025 tarihli kararları bu
soruya “yokluk” yaptırımı yönünde cevap vermektedir.
8. 07.04.2025 Tarihli Karar: E.2024/4063, K.2025/2236
Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 07.04.2025 tarihli,
E.2024/4063, K.2025/2236 sayılı kararı da aynı doğrultudadır.İki ortaklı
limited şirkette şirket müdürü ve imza yetkilisi olan ortağın kendi ibrasına
ilişkin olumlu oy kullanması incelenmiş; TTK m. 619/1 uyarınca bu kişinin oy
hakkından yoksun olduğu, oyunun çıkarılması hâlinde geçerli bir karar nisabının
oluşmadığı kabul edilmiştir.[12]
Kararın somut olayımız açısından taşıdığı önem
açıktır:İki ortaklı limited şirketlerde %60 pay sahibi müdürün “çoğunluk
ortağıyım” savunması, TTK m. 619'daki oy yasağını ortadan kaldırmaz.
Çünkü çoğunluk payına sahip olmak ile belirli bir
konuda oy kullanma hakkına sahip olmak aynı hukuki kavramlar değildir.
9. 23.10.2025 Tarihli Karar: E.2025/1404, K.2025/6484
Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 23.10.2025 tarihli,
E.2025/1404, K.2025/6484 sayılı kararı ise bu çizgiyi daha da
güçlendirmiştir. Somut uyuşmazlıkta şirket müdürü olan ortağın kendi ibrasında
oy kullanması nedeniyle gerekli karar nisabının oluşmadığı kabul edilmiş; Bölge
Adliye Mahkemesinin ibra kararının yok hükmünde olduğunun tespitine
ilişkin kararı Yargıtay tarafından onanmıştır.[13]
Böylece 2025 yılı içerisinde aynı temel mesele
hakkında birden fazla karar ortaya çıkmıştır:
|
Yargıtay kararı |
Esas |
Karar |
Tarih |
İbra bakımından yaklaşım |
|
11. HD |
2024/1911 |
2025/270 |
20.01.2025 |
Nisap yokluğu → yokluk |
|
11. HD |
2024/2864 |
2025/1306 |
26.02.2025 |
Nisap yokluğu → yokluk |
|
11. HD |
2024/4063 |
2025/2236 |
07.04.2025 |
Geçerli nisap yok → yokluk |
|
11. HD |
2025/1404 |
2025/6484 |
23.10.2025 |
Yok hükmünde olma onandı |
Bu kararlar, konuya ilişkin Yargıtay uygulamasının son
dönem yönelimini açık biçimde göstermektedir.[14]
10. %40 Ortağın Ölümü Bu Hukuki Durumu Değiştirir Mi ?
Hayır.Ancak burada zaman bakımından çok önemli bir
ayrım yapılmalıdır. Eğer %40 ortak hayattayken genel kurul yapılmış ve %60
müdür kendi ibrasında oy kullanmışsa, kararın hukuka uygunluğu kararın
alındığı tarihteki durum esas alınarak değerlendirilir.
Daha sonra %40 ortağın ölmesi, geçmişteki oy yasağını
ortadan kaldırmaz. Diğer taraftan ölümden sonra %40 pay mirasçılara
geçtiğinden, mirasçılar ortaklık payından kaynaklanan hakların sahibi hâline
gelirler.
TTK m. 596/1 bu geçişi genel kurulun onayına
bağlamamıştır.[15]
Dolayısıyla mirasçılar açısından mesele:“Murisin
müdürlük görevi mirasçılara geçti mi?”değil; “Muristen geçen %40 esas
sermaye payına bağlı ortaklık hakları mirasçılara geçti mi?” sorusudur.
Cevap, TTK m. 596 bakımından olumludur.
11. Mirasçıların Dava Hakkı
Mirasçıların dava hakkı değerlendirilirken iki ayrı
husus birbirinden ayrılmalıdır:
Birincisi: Mirasçılığın
ve %40 esas sermaye payının şirketteki hukuki durumunun belirlenmesi.
İkincisi: Dava konusu
genel kurul kararına karşı TTK m. 622 yoluyla anonim şirket genel kurul
kararlarının hükümsüzlüğüne ilişkin hükümlerin kıyasen uygulanması.
TTK m. 622, anonim şirket genel kurul kararlarının
butlanı ve iptaline ilişkin hükümlerin limited şirketlere kıyas yoluyla
uygulanacağını düzenlemektedir.[16]
Yargıtay'ın 20.01.2025 tarihli kararında da limited
şirket genel kurul kararlarının iptaline ilişkin TTK m. 445 ve 446 hükümlerinin
uygulanmasıyla birlikte, müdürün ibrasında oy yasağının karar nisabına etkisi
ayrıca değerlendirilmiştir.[17]
12. İptal Mi, Yokluk Mu?
Uyuşmazlığın en teknik noktası buradadır.
Genel kurul kararlarının hükümsüzlüğünde:
- Yokluk,
- Butlan,
- İptal edilebilirlik
birbirinden farklı hukuki sonuçlara sahiptir.Özellikle
yokluk hâlinde hukuken geçerli bir genel kurul kararının doğmadığı kabul
edilir.
Yargıtay'ın 2025 tarihli kararlarında müdürün oy
yasağı nedeniyle gerekli karar nisabının oluşmaması, yalnızca “kanuna aykırı
bir karar” olarak değil, kararın oluşum şartlarının gerçekleşmemesi
bakımından ele alınmaktadır.[18]
Bu nedenle somut olayda mahkemenin kararının “iptal”
kavramını mı, yokluk tespitini mi kullandığı son derece önemlidir.
13. Ttk M. 619'un Amacı: Menfaat Çatışmasını Önlemek
TTK m. 619'un sistematik amacı, müdürün şirketle olan
menfaat çatışmasının ibra kararına yansımasını önlemektir.
Sevgi Bozkurt Yaşar'ın çalışmasında da TTK m. 619'da
düzenlenen oy hakkından yoksunluk hâllerinin özellikle ortak ile şirket
arasında doğabilecek menfaat çatışmalarını dikkate aldığı ve şirket iradesinin
doğru şekilde ortaya çıkmasını güvence altına aldığı belirtilmektedir.[19]
Bu nedenle TTK m. 619'u yalnızca şekli bir toplantı
kuralı olarak değerlendirmek doğru değildir.
Düzenlemenin arkasında: şirket iradesinin bağımsız
biçimde oluşması ilkesi bulunmaktadır.
14. Münferiden Temsil Yetkisi, İbra Oylamasında Oy Hakkı Vermez
Somut olaylarda zaman zaman “müdür şirketi münferiden
temsil ediyor” şeklinde bir savunma ile karşılaşılmaktadır. Ancak dış temsil
yetkisi ile genel kurulda oy hakkı birbirinden farklıdır.
TTK m. 629, müdürlerin temsil yetkisinin kapsamı ve
sınırlandırılması bakımından anonim şirket hükümlerinin kıyas yoluyla
uygulanacağını düzenlemektedir.[20]
Bir müdürün şirketi tek başına temsil edebilmesi,
onun:
- Kendi ibrasında oy kullanabileceği,
- Kendi sorumluluğu hakkında karar verebileceği,
- Kanunen oy hakkından yoksun olduğu bir konuda oy
kullanabileceği
anlamına gelmez.
Temsil yetkisi üçüncü kişilere karşı
şirketi bağlama yetkisidir; oy hakkı ise şirket organının iradesinin oluşumuna
katılma yetkisidir.
Bu iki kavramın birbirine karıştırılması, iki ortaklı
limited şirketlerde önemli hukuki hatalara yol açabilir.
15. Ticaret Sicili Ve İdari Uygulama Açısından
Genel kurul kararının geçerliliği ile ticaret siciline
tescil işlemi birbirinden ayrılmalıdır. TTK'nın 594 ve 598. maddeleri esas
sermaye paylarının pay defterine işlenmesi ve miras yoluyla geçişlerin ticaret
siciline bildirilmesine ilişkin hükümler içermektedir.[21]
Özellikle ölüm hâlinde şirket müdürlerinin pay
geçişinin tescili için gerekli başvuruları yapması gerekir. Ancak ticaret
sicili müdürlüğünün görevi, ortaklar arasındaki her maddi uyuşmazlığı mahkeme
yerine geçerek çözmek değildir. Genel kurul kararının hukuka uygunluğu
konusunda ortaya çıkan uyuşmazlık ile tescil işlemi farklı hukuki
düzlemlerdedir.
Bu nedenle somut olayda: mirasçılık belgesi → pay
geçişi → pay defteri → ticaret sicili → genel kurul çağrısı → genel kurul
kararı → ibra → dava zincirinin birbirinden ayrılarak incelenmesi gerekir.
16. Şirketin Geleceği: %60 Müdürün Yetkileri Sınırsız Değildir
Geçmişteki ibra kararının hukuki niteliği ayrı bir
mesele olmakla birlikte, uyuşmazlığın şirket yönetimine ilişkin gelecekteki
sonuçları da bulunmaktadır. TTK m. 630/1'e göre genel kurul müdürü görevden
alabilir, yönetim hakkını ve temsil yetkisini sınırlayabilir.
Ayrıca TTK m. 630/2'ye göre her ortak, haklı
sebeplerin varlığı hâlinde yöneticilerin yönetim hakkının ve temsil yetkisinin
kaldırılmasını veya sınırlandırılmasını mahkemeden isteyebilir. Kanun, müdürün
özen ve bağlılık yükümünü ağır biçimde ihlal etmesini veya şirketin iyi
yönetimi için gerekli yeteneğini kaybetmesini haklı sebep olarak kabul
etmektedir.[22]
Dolayısıyla geçmişteki ibra uyuşmazlığı, şirket
yönetiminde devam eden ve somut olarak kanıtlanabilen sorunlarla birleşirse,
yönetim ve temsil yetkisinin sınırlandırılması bakımından ayrıca
değerlendirilebilir.
17. İki Ortaklı Limited Şirketlerde “%60 Benim” Yaklaşımının Sınırı
TTK sisteminde çoğunluk ilkesi vardır. Ancak çoğunluk
ilkesi mutlak değildir. TTK m. 620 genel karar nisabını düzenlerken, TTK m. 621
bazı önemli kararlar için daha ağır nisaplar öngörmektedir.[23]
Daha önemlisi, TTK m. 619 gibi özel hükümler, belirli
konularda pay sahibinin oy hakkını sınırlandırmaktadır.Bu nedenle: %60 pay
sahibi olmak, her konuda %60 oy kullanabilmek anlamına gelmez.
Özellikle ibra söz konusu olduğunda kanun, müdürlük sıfatından
doğan menfaat çatışmasını dikkate alarak oy yasağı getirmiştir.
18. Somut Olayın Hukuki Şeması
Verilen olay şu şekilde özetlenebilir:
Şirket;
→ %60 ortak + müdür
→ %40 ortak + müdür
%40
ortak vefat ediyor
↓
%40
pay mirasçılara geçiyor.
↓
%60
ortak müdür olarak görevini sürdürüyor.
↓
Genel
kurulda müdürlerin ibrası gündeme geliyor.
↓
%60
müdür kendi ibrasında oy kullanıyor.
↓
TTK
m. 619 gereğince bu oy kullanılamaz.
↓
Oy
çıkarıldığında TTK m. 620 bakımından gerekli karar nisabı oluşuyor mu?
↓
Oluşmuyorsa:
2025
tarihli Yargıtay 11. HD kararları doğrultusunda ibra kararının yok hükmünde
olduğunun tespiti gündeme geliyor.
Bu
zincirde belirleyici olan husus, %60 payın büyüklüğü değil, oy yasağı nedeniyle
kullanılabilir oyların yeniden hesaplanmasıdır.
Sonuç
İki ortaklı limited şirketlerde çoğunluk, şirket
iradesinin oluşmasında önemli olmakla birlikte sınırsız bir yetki değildir.%60
pay sahibi olmak, kanunun oy hakkından yoksun bıraktığı bir konuda %60 oy
kullanma hakkı vermez. TTK m. 619/1, şirket yönetimine katılmış kişilerin
müdürlerin ibrasına ilişkin kararlarda oy kullanamayacağını açıkça
düzenlemektedir.
Bu düzenlemenin amacı, müdürün kendi faaliyetleri
hakkında şirket iradesini kendi lehine belirlemesini önlemektir. %40 ortağın
ölümü ise bu hukuki yapıyı ortadan kaldırmaz. TTK m. 596 gereğince esas sermaye
payı ve buna bağlı hak ve borçlar mirasçılara geçer.
Uyuşmazlığın en önemli noktası ise 2025 yılında
belirginleşen Yargıtay yaklaşımıdır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin;
- E.2024/1911, K.2025/270, 20.01.2025,
- E.2024/2864, K.2025/1306, 26.02.2025,
- E.2024/4063, K.2025/2236, 07.04.2025,
- E.2025/1404, K.2025/6484, 23.10.2025
tarihli kararları, müdürün ibra oylamasında oy
kullanamaması nedeniyle gerekli karar nisabının oluşmadığı durumlarda
yaptırımın yokluk düzeyinde değerlendirilmesi yönünde güçlü bir içtihat
çizgisi ortaya koymaktadır.[24]
Bu nedenle meselenin özü: “%60 ortak çoğunluk olduğu
için kendisini ibra edebilir mi?” sorusu değildir.
Asıl mesele: “Kanunen oy kullanması yasak olan %60
pay sahibinin oyu çıkarıldığında, genel kurulun müdürü ibra eden geçerli bir
karar iradesi kalmakta mıdır?” sorusudur.
2025 tarihli Yargıtay içtihatlarının gösterdiği yön,
ikinci soruya verilen cevabın, karar nisabının oluşup oluşmadığı üzerinden
belirlenmesi gerektiğini ortaya koymaktadır.
Dipnotlar
[1] 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, RG, 14.02.2011,
S.27846, m.596/1. TTK'nın resmi metninde miras yoluyla geçiş hâlinde tüm hak ve
borçların genel kurul onayına gerek olmaksızın iktisap edene geçeceği
düzenlenmiştir. (Resmi Gazete)
[2] 6102 sayılı TTK, m.623. Şirketin yönetim ve
temsilinin müdürlere verilmesine ilişkin hüküm. (Resmi Gazete)
[3] 6102 sayılı TTK, m.616/1-f. Müdürlerin
faaliyetlerinden dolayı ibra edilmesi genel kurulun devredilemez yetkileri
arasındadır. (Resmi Gazete)
[4] 6102 sayılı TTK, m.619/1. Resmî Gazete'de
yayımlanan kanun metni. (Resmi Gazete)
[5] Sevgi Bozkurt Yaşar, “Limited Şirket Ortağının Oy
Hakkından Yoksunluğu”, Bursa Uludağ Üniversitesi Hukuk Fakültesi, ICAR III, bildiri
özeti. Yazar, TTK m.619'un menfaat çatışması doğuran hâllerde şirket iradesinin
doğru biçimde oluşmasını sağlamaya yönelik olduğunu belirtmektedir. (Kongre Otomasyonu)
[6] F. Biçer – B. Hamamcıoğlu, “Limited Şirket Genel
Kurulunda Yetersayılar”, İKÜHFD, C.16, S.2, 2017, s.343-381. Çalışmada TTK
m.619/1'deki müdürlerin ibrasında oydan yoksunluk ayrıca incelenmektedir. (GCRIS)
[7] 6102 sayılı TTK, m.620/1. Olağan karar alma
nisabı, toplantıda temsil edilen oyların salt çoğunluğudur. (Resmi Gazete)
[8] Yargıtay 11. HD, E.2015/10644, K.2016/5228,
09.05.2016. Kararda TTK m.619 kapsamında müdürlerin kendi ve diğer müdürlerin
ibrasında oy kullanamayacağı kabul edilmiş; oy yasağına rağmen kullanılan oy
karar sonucunu etkilediğinden ibra kararının iptaline ilişkin hüküm onanmıştır.
(İctihatlar)
[9] Yargıtay 11. HD, E.2024/1911, K.2025/270,
20.01.2025. Daire, müdürlerin kendi ibralarında oy kullanamayacağını, gerekli
nisabın oluşmaması hâlinde ibra kararının yok hükmünde olduğunun tespit
edilmesi gerektiğini belirtmiştir. (Avarsis)
[10] Aynı karar.
[11] Yargıtay 11. HD, E.2024/2864, K.2025/1306,
26.02.2025. Kararın TTK m.619 bakımından özeti, oy hakkı bulunmayan müdürlerin
oyları çıkarıldığında ibra için gerekli nisabın oluşmaması hâlinde ibra
kararının yok hükmünde olması gerektiği yönündedir. (Ticaret Kanunu)
[12] Yargıtay 11. HD, E.2024/4063, K.2025/2236,
07.04.2025. İki ortaklı limited şirkette müdür ve imza yetkilisinin kendi
ibrasında olumlu oy kullanması ve geçerli nisabın oluşmaması bakımından karar.
(Ticaret Kanunu)
[13] Yargıtay 11. HD, E.2025/1404, K.2025/6484,
23.10.2025. BAM'ın ibra kararının yok hükmünde olduğuna ilişkin değerlendirmesi
Yargıtay tarafından onanmıştır. (Ticaret Kanunu)
[14] 2025 tarihli kararların birlikte
değerlendirilmesi için bkz. TTK m.619'a ilişkin karar derlemeleri. (Ticaret Kanunu)
[15] 6102 sayılı TTK, m.596/1. (Resmi Gazete)
[16] 6102 sayılı TTK, m.622. Limited şirket genel
kurul kararlarının butlanı ve iptalinde anonim şirket hükümlerinin kıyasen
uygulanması. (Resmi Gazete)
[17] Yargıtay 11. HD, E.2024/1911, K.2025/270. (Avarsis)
[18] Yargıtay 11. HD, E.2024/2864, K.2025/1306;
E.2024/4063, K.2025/2236; E.2025/1404, K.2025/6484. (Ticaret Kanunu)
[19] Sevgi Bozkurt Yaşar, agm. (Kongre Otomasyonu)
[20] 6102 sayılı TTK, m.629. (Resmi Gazete)
[21] 6102 sayılı TTK, m.594, 596 ve 598. (Resmi Gazete)
[22] 6102 sayılı TTK, m.630/1-3. (Resmi Gazete)
[23] 6102 sayılı TTK, m.620-621. (Resmi Gazete)
[24] Yargıtay 11. HD, E.2024/1911, K.2025/270;
E.2024/2864, K.2025/1306; E.2024/4063, K.2025/2236; E.2025/1404, K.2025/6484. (Avarsis)
Yorumlar (0)