İhracatçının Dövizli Sözleşmesinde
Damga Vergisi Tuzağı
Önsöz
İhracatçı
için yabancı ülkede imzalanan bir sözleşme, çoğu zaman yalnızca ticari bir
belgedir. Oysa aynı sözleşme Türkiye’de bir teşvikten, destekten veya kamu
kaynağından yararlanmak amacıyla bir kuruma ibraz edildiği anda bambaşka bir
hukuki tartışmanın içine girebilir: Damga
vergisi.
İşte
bu makalenin çıkış noktası tam da burasıdır.
Sözleşme
İngiltere’de imzalanmışsa, bedel İngiliz sterlini ise ve belge Türkiye’de bir
kamu kurumuna sunuluyorsa; “Yurt dışında imzalandı, Türkiye’de vergi yoktur”
demek ne kadar doğrudur? Tersine, “Türkiye’de ibraz edildi, mutlaka damga
vergisi vardır” yaklaşımı da ne kadar hukuka uygundur?
Asıl
mesele, belgenin nerede imzalandığından çok Türkiye’de neden ve hangi tarihte hükmünden
yararlanıldığıdır. Daha da önemlisi, ihracat ve döviz
kazandırıcı faaliyetlere ilişkin istisnaların uygulanıp uygulanamayacağıdır.
Bir
başka kritik soru ise şudur: Vergi doğuyorsa, sözleşmede yazılı 30.000 İngiliz sterlini hangi kur
üzerinden Türk lirasına çevrilecektir? Sözleşmenin imza tarihi
mi, yoksa Türkiye’de hükmünden yararlanıldığı tarih mi esas alınacaktır?
Bu
çalışma, işte bu soruların peşine düşüyor. Kanun, Tebliğ ve GİB özelgeleri
ışığında, ihracatçının çoğu zaman farkına varmadan karşılaşabileceği “damga
vergisi sürprizini” ortaya
koyuyor. Çünkü bazen sözleşmenin imzası Londra’da atılır; fakat verginin
hikâyesi Türkiye’de başlar.
Giriş
İhracat
bizim gibi ülkelerde çok önemli bir döviz kazandırıcı araç haline geldi. Döviz
ihtiyacı ihracat yapmayı ve bunu teşvik ederek ülkenin döviz kazandırıcı işlemlerini
bir taraftan desteklerken, bazı durumlarda damga vergisi supriz ile de karşılaşma
durumu ortaya çıkabiliyor. Akıllara şöyle bir soru geliyor tabi ki: İhracatçı sözleşmeyi Türkiye’ye getirdiğinde
vergi de mi getiriyor?
Türkiye’de ihracat yapan şirketlerin yabancı
müşterileriyle imzaladıkları sözleşmeler çoğu zaman yurt dışında düzenleniyor.
Sözleşmenin tarafları yabancı ülkede bir araya geliyor, bedel dolar, Euro veya
İngiliz sterlini vb. gibi yabancı para birimi olarak belirleniyor ve sözleşme
yabancı ülkede imzalanıyor.
Ancak daha sonra bu sözleşme Türkiye’deki bir kamu
kurumuna, ihracatçı birliğine, destek veren kuruluşa veya başka bir resmi
makama ibraz ediliyor. İşte tam bu noktada, ihracatçı açısından görünmeyen bir
vergi riski ortaya çıkıyor: “Yurt
dışında imzalanmış bir sözleşme Türkiye’de ibraz edildiğinde damga vergisine
tabi olur mu? Olursa yabancı para hangi kur üzerinden TL’ye çevrilir?”
Verginin her konusunda olduğu gibi damga vergisinde de
bu sorunun cevabı tek cümleyle verilememektedir.
Çünkü burada üç ayrı hukukî aşama birbirinden
ayrılmalıdır:
- Sözleşmenin
nerede düzenlendiği,
- Türkiye’de
hangi nedenle ibraz edildiği veya hükmünden yararlanıldığı,
- Sözleşmenin
ihracat veya döviz kazandırıcı faaliyet kapsamında bir istisnadan
yararlanıp yararlanmadığı.
Bu üç aşama birlikte değerlendirilmeden “yurt
dışında imzalandı, Türkiye’de ibraz edildi, damga vergisi vardır”
şeklindeki mekanik yaklaşım, özellikle ihracatçılar bakımından hatalı sonuçlara
yol açabilir.
1. Damga
Vergisinde İlk Soru: Sözleşme Nerede Düzenlendi?
488 sayılı Damga Vergisi Kanunu’nun 1’inci maddesine
göre Kanuna ekli (1) sayılı tabloda yazılı kâğıtlar damga vergisine tabidir. Kanun,
yabancı memleketlerde düzenlenen kâğıtlar için ayrıca özel bir düzenleme
getirmiştir.
Buna göre yabancı ülkelerde düzenlenen kâğıtlar;
- Türkiye’de
resmi dairelere ibraz edildiğinde,
- Üzerlerinde
Devir Veya Ciro İşlemleri Yapıldığında Veya
- Herhangi
Bir Suretle Türkiye’de Hükümlerinden Yararlanıldığında
damga vergisinin konusuna girebilmektedir.
Nitekim GİB’in 13.02.2023 tarihli özelgesinde, yurt
dışında düzenlenen bir kira sözleşmesinin Türkiye’de ihracatçı birliklerinden yurt
dışı birim desteği alınabilmesi amacıyla ibraz edilmesi, sözleşmenin
Türkiye’de hükmünden yararlanılması olarak değerlendirilmiştir. (Gelir
İdaresi Başkanlığı)
Bu özelge, ihracatçı açısından son derece önemlidir. Çünkü
burada sözleşmenin Türkiye’de kullanılması, sözleşmenin tarafları arasında yeni
bir hukukî ilişki kurulması anlamına gelmese bile, sözleşmeye dayanılarak
Türkiye’de bir destek veya teşvik hakkından yararlanılması, “hükmünden yararlanma” olarak kabul
edilmiştir.
Dolayısıyla: Yurt dışında imzalanmış olmak, tek
başına Türkiye’de damga vergisi riskini ortadan kaldırmaz.
2. Ancak Her
İbraz Vergi Doğurmaz
Burada ikinci ve daha önemli bir ayrım vardır. 488
sayılı Kanun’un (2) sayılı tablosunun I/C-2 bölümünde; Yabancı memleketlerde
düzenlenen ve doğrudan doğruya resmi daireler ad ve hesabına gönderilen her
türlü kâğıtlar damga vergisinden istisna edilmiştir. (GİB)
Dolayısıyla yabancı ülkede düzenlenen her sözleşmenin
Türkiye’ye gelmesi otomatik olarak vergi doğurmaz.
Örneğin GİB’in geçmiş tarihli bir özelgesinde,
Sudan’da imzalanan bir sözleşme bakımından; sözleşmenin yurt dışında
düzenlenmiş olması nedeniyle başlangıçta damga vergisine tabi olmadığı, ancak
Türkiye’de resmi dairelere ibraz edilmesi veya Türkiye’de hükümlerinden
yararlanılması halinde verginin gündeme geleceği belirtilmiştir. Aynı özelgede,
doğrudan resmi daire adına gönderilen yabancı ülke belgeleri için (2) sayılı
tablo istisnasına da dikkat çekilmiştir. (Gelir
İdaresi Başkanlığı)
Buradan çıkarılması gereken temel sonuç şudur: Belgenin
Türkiye’ye gelmesi ile Türkiye’de hükmünden yararlanılması aynı şey değildir. Bu
ayrım, özellikle teşvik ve destek dosyalarında önem taşımaktadır.
3. İhracatçı
İçin Asıl Kalkan, Damga Vergisi Ek 2 İstisnası
İhracatçı şirketler açısından konunun en önemli tarafı
ise 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu’nun Ek 2’nci maddesidir. Kanun,
ihracat ve ihracata ilişkin işlemler ile diğer döviz kazandırıcı faaliyetlerde
belirli şartlarla damga vergisi istisnası öngörmektedir.
Bu düzenlemenin uygulanmasına ilişkin temel düzenleme
ise 18.05.2017 tarihli ve 30070 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan “İhracat ve Diğer Döviz Kazandırıcı
Faaliyetlerde Damga Vergisi ve Harç İstisnası Uygulama Genel Tebliği”dir. (Gelir
İdaresi Başkanlığı)
Tebliğde ihracat ve ihracata ilişkin olduğunun tevsiki
kaydıyla;
- İhracat
karşılığı yapılacak ödemeler,
- İhracattan
doğan alacağın temliki,
- İhracat
bağlantıları için düzenlenecek anlaşmalar,
- Transit
ticaret,
- Belirli
ithalat ve dâhilde işleme işlemleri
gibi işlemler istisna kapsamında düzenlenmiştir. (Gelir
İdaresi Başkanlığı)
Dolayısıyla yabancı müşteriye yapılan ihracat
nedeniyle imzalanan bir satış sözleşmesinin Türkiye’de destek veya teşvik
dosyasına konulması halinde ilk sorulması gereken soru: “Bu sözleşme vergili
midir?” değil, “Bu sözleşme Ek 2 kapsamındaki istisnadan yararlanıyor mu?”
olmalıdır.
Bu, ihracatçı açısından çok daha doğru bir vergi
analizidir.
4. 2024
Değişikliği Neden Önemli?
İhracat ve diğer döviz kazandırıcı faaliyetlerde damga
vergisi ve harç istisnası uygulamasına ilişkin Genel Tebliğde 2024 yılında
önemli değişiklik yapılmıştır.
16.02.2024 tarihli ve 32462 sayılı Resmî Gazete’de
yayımlanan Seri No: 1 Tebliği ile 7491 sayılı Kanunla 488 sayılı Kanunun
Ek 2’nci maddesinde yapılan değişiklikler Tebliğe işlenmiştir. Değişiklikler
28.12.2023 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yürürlüğe girmiştir. (Gelir İdaresi
Başkanlığı)
Bu nedenle bugün yapılacak değerlendirmelerde eski
Tebliğ metinleriyle yetinilmemeli; 2026 yılında yürürlükte bulunan Ek 2
hükmü ve güncel Tebliğ birlikte okunmalıdır.
Özellikle “ihracatla ilgili” olmak ile “istisna
kapsamında bulunmak” kavramlarının birbirine karıştırılmaması gerekir. Her
ihracatla ilgili belge otomatik olarak istisna kapsamında değildir.
5.Gelelim En
Çok Tartışılan Noktaya: £30.000 Kaç TL?
Yurt dışında yapılan bir sözleşme örneğini
inceleyelim;
Sözleşmede: İş birliği bedeli: £30.000 olarak
belirtilmiş.
Eğer bu sözleşme damga vergisine tabi bir kâğıt olarak
kabul ediliyorsa, 2026 yılı itibarıyla belli parayı ihtiva eden mukavelename,
taahhütname ve temliknameler için damga vergisi oranı binde 9,48 dir.
2026 yılı için bir kâğıttan alınabilecek azami damga vergisi tutarı ise 29.115.961,10
TL olarak belirlenmiştir. (GİB)
Fakat £30.000'ın hangi kur üzerinden TL’ye çevrileceği
konusunda çok daha önemli bir ayrım bulunmaktadır.
35 Seri No.lu Damga Vergisi Kanunu Genel Tebliği, yabancı
para cinsinden düzenlenen kâğıtlarda yabancı paranın TL karşılığının
belirlenmesinde TCMB tarafından tespit ve ilan edilen cari döviz satış
kurunun kullanılmasını öngörmektedir. GİB özelgelerinde de bu ilke açıkça
tekrarlanmıştır. (Gelir
İdaresi Başkanlığı)
Ancak yurt
dışında düzenlenen kâğıtlar bakımından vergi doğuran olayın zamanı ayrıca
dikkate alınmalıdır. İşte meselenin düğüm noktası burasıdır.
6. Yurt
Dışındaki Sözleşmede Kur: İmza Tarihi Mi, Türkiye’de Kullanıldığı Tarih Mi?
Normal durumda Türkiye’de düzenlenen ve yabancı para
içeren bir sözleşmede 35 Seri No.lu Tebliğ gereği sözleşmenin düzenlendiği
tarihteki TCMB cari döviz satış kuru esas alınır.
Fakat yurt dışında düzenlenen sözleşmelerde farklı bir
aşama vardır: Sözleşme Türkiye’de düzenlenmemiştir.
Sözleşme, Türkiye’de resmi makama ibraz edildiği veya
Türkiye’de hükmünden yararlanıldığı anda Damga Vergisi Kanunu bakımından
vergilendirme alanına girmektedir.
GİB’in 13.02.2023 tarihli özelgesi bu noktada son
derece açıklayıcıdır. Özelgeye konu olayda, yurt dışında düzenlenen bir kira
sözleşmesi Türkiye’de ihracatçı birliklerinden yurt dışı birim desteği
alınabilmesi amacıyla ibraz edilmiştir. GİB, sözleşmenin Türkiye’de hükmünden
yararlanıldığı sonucuna ulaşmış ve damga vergisi matrahının hesaplanmasında hükmünden
yararlanıldığı tarih itibarıyla TCMB tarafından tespit ve ilan olunan cari döviz satış kurunun esas
alınması gerektiğini belirtmiştir. (Gelir
İdaresi Başkanlığı)
Bu yaklaşım, ihracatçılar bakımından son derece
önemlidir. Çünkü Yurt dışında imzalanmış bir sözleşmenin vergilendirme anı
ile sözleşmenin imza tarihi aynı tarih olmayabilir. Dolayısıyla yurt
dışındaki sözleşmenin Türkiye’de ilk defa hükmünden yararlanıldığı tarih, kur
açısından ayrıca incelenmelidir.
7. Bu
Durumda Sözleşmenizde £30.000 Nasıl Hesaplanacak?
Örneğimizdeki sözleşmenin;
- Yurt
Dışında İmzalandığını,
- Bedelin
£30.000 Olduğunu,
- Sözleşmenin
Türkiye’de Bir Teşvik Veya Destek Başvurusunda Kullanıldığını,
- Ek 2
Kapsamındaki Damga Vergisi İstisnasından Yararlanamadığını
varsayalım.
Bu durumda genel yaklaşım:
£30.000 × Türkiye’de hükmünden yararlanıldığı
tarihteki TCMB cari döviz satış kuru = TL damga vergisi matrahı şeklinde olacaktır.
Ardından: TL
matrah × %0,948 = Damga vergisi hesaplanacaktır.
Örneğin sözleşmenin Türkiye’de hükmünden
yararlanıldığı tarihte TCMB cari döviz satış kuru varsayımsal olarak 60 TL ise:
£30.000 × 60 TL = 1.800.000 TL
1.800.000 × 0,00948 = 17.064 TL damga
vergisi ortaya çıkacaktır.
Burada özellikle vurgulanmalıdır, bu örnek yalnızca
yöntemi göstermek içindir. Gerçek hesaplamada, ilgili tarihin TCMB cari döviz
satış kuru kullanılmalıdır.
8. Sayıştay
Denetimi Neden Bu Konuyu Önemli Hale Getiriyor?
İhracatçı şirketler açısından mesele yalnızca vergi
dairesinin yapacağı bir damga vergisi incelemesi değildir. Kamu kaynaklarından
verilen teşvik, destek, istisna ve benzeri uygulamaların denetiminde, destekten
yararlanma şartlarının belgeler üzerinden ispatlanması gerekmektedir.
Sayıştay raporlarında da döviz kazandırıcı faaliyet
kapsamında olmayan işlemlerde vergi ve harç istisnası uygulanması eleştiri
konusu yapılabilmektedir. Örneğin Sayıştay'ın bir denetim raporunda, mevzuatta
tanımlanan anlamda uluslararası ihale niteliğinde olmayan bazı yurt dışı hizmet
işlerinde döviz kazandırıcı faaliyet kapsamında vergi ve harç istisnası
uygulanması eleştirilmiştir. (Sayıştay)
Bu nedenle ihracatçı şirket bakımından sözleşmenin
dosyaya konulması sadece “belge sunma” işlemi değildir.
Belgenin;
·
Hangi Faaliyet Nedeniyle Düzenlendiği,
·
Hangi Teşvikten Yararlanıldığı,
·
Hangi Kurum Tarafından İstendiği,
·
Türkiye’de Hangi Tarihte Kullanıldığı Ve İstisna Şartlarının Bulunup
Bulunmadığı
bir bütün olarak ortaya konulmalıdır.
9. En Büyük
Hata, “Sözleşme Yurt Dışında İmzalandı, Vergi Yok”
Bu düşünce artık güvenli değildir. GİB'in 13.02.2023
tarihli özelgesi, yurt dışında düzenlenen sözleşmenin Türkiye'de ihracatçı
birliklerinden destek alınması amacıyla ibraz edilmesini açıkça Türkiye’de
hükmünden yararlanma olarak değerlendirmiştir. (Gelir
İdaresi Başkanlığı)
Dolayısıyla, örneğimizdeki sözleşme gibi “Sözleşme Londra’da imzalandı” demek
tek başına yeterli değildir.
Asıl soru: “Bu sözleşme Türkiye’de ne için
kullanıldı?” sorusudur.
Eğer sözleşme Türkiye’de bir hakkın, teşvikin,
desteğin veya başka bir ekonomik sonucun elde edilmesinde dayanak olarak
kullanılıyorsa, Türkiye’de hükmünden yararlanma gündeme gelebilir.
10. Fakat
İkinci Büyük Hata Da Şudur: “Türkiye’de İbraz Edildi, Mutlaka Damga Vergisi
Var”
Bu da doğru değildir. Çünkü önce istisna hükümleri
kontrol edilmelidir. Özellikle ihracat bağlantıları için düzenlenen
anlaşmaların Ek 2 kapsamında bulunup bulunmadığı, ihracatın tevsik edilip
edilmediği ve işlemin güncel İhracat ve Diğer Döviz Kazandırıcı Faaliyetlerde
Damga Vergisi ve Harç İstisnası Uygulama Genel Tebliği kapsamındaki şartları
taşıyıp taşımadığı belirlenmelidir. (Gelir
İdaresi Başkanlığı)
Bu nedenle inceleme sırası şöyle olmalıdır:
1. Sözleşme nerede imzalandı?
2. Sözleşme Türkiye’de hangi amaçla kullanıldı?
3. Türkiye’de hükmünden yararlanma var mı?
4. Sözleşme belli para içeriyor mu?
5. İhracat veya döviz kazandırıcı faaliyet istisnası
uygulanabilir mi?
6. İstisna uygulanamıyorsa sözleşmenin niteliği hangi
tarife maddesine giriyor?
7. Yabancı para TL’ye hangi kur üzerinden çevrilecek?
8. Damga vergisi hangi tarihte doğuyor?
Bu sekiz soru cevaplanmadan yapılacak damga vergisi
hesabı eksik kalacaktır.
11.
İhracatçının Önündeki Gerçek Risk
Buradaki esas sorun aslında damga vergisinin
kendisinden daha büyüktür. Bir ihracatçı firma, yurt dışında yaptığı sözleşmeyi
Türkiye’de teşvik veya destek almak amacıyla dosyasına koyuyor.
Kurum sözleşmeyi istiyor. Firma sözleşmeyi ibraz
ediyor.
Daha sonra denetimde: “Bu sözleşme Türkiye’de hükmünden
yararlanılan yabancı ülkede düzenlenmiş bir kâğıttır; damga vergisi ödenmiş
midir?” sorusu geliyor.
Eğer firma sözleşmenin neden istisna kapsamında
olduğunu veya neden vergilendirilmesi gerektiğini doğru analiz etmemişse,
geçmişe dönük damga vergisi, vergi ziyaı cezası ve gecikme faizi tartışmasıyla
karşılaşabilir.
Bu nedenle ihracatçıların artık sözleşme dosyalarını
yalnızca ticari belge gözüyle değil, vergi
belgesi gözüyle de saklamaları gerekir.
12. Sonuç
Sözleşmenin pasaportu yurt dışı, vergisel ikameti (mukimliği) Türkiye
olabilir. Damga
vergisi bakımından yurt dışında imzalanmış olmak, sözleşmeye mutlak bir vergi
dokunulmazlığı sağlamamaktadır.
Türkiye’de resmi daireye ibraz edilmesi veya
Türkiye’de hükmünden yararlanılması halinde sözleşme damga vergisinin konusuna
girebilir. GİB'in güncel özelge yaklaşımı da bunu açıkça ortaya koymaktadır. (Gelir
İdaresi Başkanlığı)
Fakat aynı şekilde, Türkiye’de ibraz edilen her
yabancı sözleşme için otomatik olarak vergi hesaplamak da doğru değildir. Önce ihracat ve döviz kazandırıcı
faaliyetlere ilişkin istisna hükümleri incelenmelidir. İstisna uygulanamıyorsa ve sözleşme belli
para içeriyorsa ikinci aşamaya geçilir.
Burada da yabancı para, Türkiye’de düzenlenen bir
kağıt için kural olarak düzenleme tarihindeki TCMB cari döviz satış kuru esas
alınarak TL’ye çevrilirken; yurt
dışında düzenlenen ve Türkiye’de sonradan hükmünden yararlanılan kağıtlarda,
GİB özelgesinde görüldüğü üzere Türkiye’de hükmünden yararlanma tarihi
itibarıyla TCMB cari döviz satış kurunun esas alınması gündeme gelmektedir.
(Gelir
İdaresi Başkanlığı)
Bu nedenle ihracatçı için en güvenli yaklaşım şudur. Sözleşmeyi imzaladığınız yere değil,
sözleşmeyi Türkiye’de ne zaman ve hangi amaçla kullandığınıza bakın.
Çünkü bazen sözleşmenin imzası Londra’da atılır; fakat
vergisel sonucu Türkiye’de doğar. Ve işte damga vergisinin asıl sürprizi de
burada başlar.
Kaynaklar
[1] 488 sayılı Damga
Vergisi Kanunu, özellikle 1, 3, 6, 10, 12 ve Ek 2’nci maddeler. GİB mevzuat
metni. (Gelir
İdaresi Başkanlığı)
[2] 35 Seri No.lu
Damga Vergisi Kanunu Genel Tebliği: yabancı para cinsinden düzenlenen
kağıtların TL karşılığının belirlenmesi. (Gelir
İdaresi Başkanlığı)
[3] 71 Seri No.lu
Damga Vergisi Kanunu Genel Tebliği, 31.12.2025 tarihli ve 33124 (5. Mükerrer)
sayılı Resmî Gazete: 2026 yılı damga vergisi oranları ve azami tutar. (Gelir
İdaresi Başkanlığı)
[4] İhracat ve Diğer
Döviz Kazandırıcı Faaliyetlerde Damga Vergisi ve Harç İstisnası Uygulama Genel
Tebliği, 18.05.2017 tarihli ve 30070 sayılı Resmî Gazete. (Gelir
İdaresi Başkanlığı)
[5] İhracat ve Diğer
Döviz Kazandırıcı Faaliyetlerde Damga Vergisi ve Harç İstisnası Uygulama Genel
Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Seri No: 1), 16.02.2024 tarihli
ve 32462 sayılı Resmî Gazete. (Gelir İdaresi
Başkanlığı)
[6] GİB, İzmir Vergi
Dairesi Başkanlığı, 13.02.2023 tarih ve E-66813766-155[3-2022/35]-83855 sayılı
özelge: yurt dışında düzenlenen sözleşmenin Türkiye’de yurt dışı birim desteği
alınması amacıyla kullanılması ve hükmünden yararlanıldığı tarihteki TCMB cari döviz
satış kurunun esas alınması. (Gelir
İdaresi Başkanlığı)
[7] GİB, Ankara Vergi
Dairesi Başkanlığı, 05.04.2011 tarih ve B.07.1.GİB.4.06.17.02-DMG-1611-202
sayılı özelge: yurt dışında imzalanan sözleşmelerin Türkiye’de resmi dairelere
ibraz edilmesi ve döviz kazandırıcı faaliyet istisnası. (Gelir
İdaresi Başkanlığı)
[8] Sayıştay
Başkanlığı denetim raporlarında döviz kazandırıcı faaliyet kapsamı dışında
vergi ve harç istisnası uygulanmasına ilişkin tespitler. (Sayıştay)
Yorumlar (0)